"key inen Vassil Sofias Caddesi'ne saptılar. Beyaz Kule'yi dolandı­ lar. Kordon boyunda bir restorana oturdular. Babası küçük bir karafaki rakı söyledi: -Büyüdün, delikanlı oldun, çocuk sayılmazsın, sen de bira iç, su içme, dedi. lçkileri geldi. Rum garson, küçük tabaklarda bir dizi meze.sı­ raladı önlerine. Rıza Bey kadehini kaldınrken: - Delikanlı olman şerefine, dedi, hadi, kaldır bardağını. .. Kadehini Zülfikar'ın bira bardağına vurdu, içkilerini yudum­ ladılar. - Rakı da içsen olurdu. Ben senin yaşında tattım ilk rakıyı, bir düğünde dayım tattırmıştı. Bir gün nasıl olsa içeceksin. tık kadehi­ ni birlikte içelim isterdim. Biranın tadı hiç kötü değildi. O küçük küçük tabaklarda gelen mezelerin ev yemeklerinden ayrı bir tadı vardı. Aynca susamıştı. Pasıırma yazı süıiyordu Selanik'te. Hava nemli bir sıcaklıkla bu­ ğulanmıştı. Su içer gibi yaniadı bardağını. Rıza Bey gülüyordu: - Hah şöyle, Goriçka Beylerinin şanına layık ol. Kadehini yudurnladı: - Sen burada oldukça ayda, iki ayda bir Selanik' e gelmek dü­ şecek bana. Canın ne zaman isterse o gün rakı içeriz seninle. Söz ver bakayım; ilk rakını benimle içeceksin. Zülfikar, gülümseme ile karşılık verdi. - Öyle değil, yüksek sesle, söz, de. - Söz. Zülfikar, davranışlannda kendisini çocuk ye,rine koymadığı­ nın aynınma vardıkça, babasına bütün yaz süren dargınlığının geç­ tiğini duyuyordu. Sonralan hep hatırlayacaktı. Kordon boyunda bir masada geçirdikleri bu geceyi. Babası ile bir daha hiç. bozulmaya­ cak bir dostluk başlıyordu aralannda. - Senin okumandan beklediğimiz ne? Devlet kapısında aylığa girecek değilsin! Çok şükür malımız, kimsenin kazancında gözün" (Necati Cumalı Viran Dağlar Makedonya)

Türkçe,Necati Cumalı, Viran Dağlar, bayramcigerli.blogspot.com,
Roman ve Hikayeler,Bayram Cigerli, Makedonya,